Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 48,85 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,59 ↑ %0,00
GBP/TRY 64,77 ↑ %0,00
USD/TRY 48,85 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,59 ↑ %0,00
GBP/TRY 64,77 ↑ %0,00
USD/TRY 48,85 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,59 ↑ %0,00
GBP/TRY 64,77 ↑ %0,00
USD/TRY 48,85 ↑ %0,00
EUR/TRY 55,59 ↑ %0,00
GBP/TRY 64,77 ↑ %0,00
SON DAKİKA
Gündem

Mide Reflüsünün Sinsi Tehdidi: Diş Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor? Uzmanlardan Kapsamlı Rehber

Biruni Üniversitesi'nden Prof. Dr. Naime Bilinç Bulucu, gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) sebebiyle ağıza geri kaçan mide asidinin diş minesinde kalıcı hasarlara yol açabileceğini bildirdi. Dişlerde incelme, düzleşme ve aşırı hassasiyet gibi belirtilerin ciddiyetine dikkat çeken Bulucu, asit teması sonrası dişlerin hemen fırçalanmasının durumu daha da kötüleştirebileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu ve koruyucu önlemlerin altını çizdi. Bu durum, sadece ağız sağlığını değil, bireylerin genel yaşam kalitesini de derinden etkileyebilir.

içerik üstü
Reklam
Mide Reflüsünün Sinsi Tehdidi: Diş Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor? Uzmanlardan Kapsamlı Rehber
Mide Reflüsünün Sinsi Tehdidi: Diş Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor? Uzmanlardan Kapsamlı Rehber

Mide Reflüsünün Sinsi Tehdidi: Diş Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor? Uzmanlardan Kapsamlı Rehber

{{RESIM_TAG}}

Modern yaşamın getirdiği stres ve beslenme alışkanlıkları, mide sağlığı sorunlarını da beraberinde getiriyor. Bu sorunlardan biri olan gastroözofageal reflü hastalığı (GERD), sadece sindirim sistemini etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda ağız ve diş sağlığı üzerinde de yıkıcı etkilere sahip olabiliyor. Biruni Üniversitesi'nden alanında uzman isimlerden Prof. Dr. Naime Bilinç Bulucu, reflü nedeniyle ağıza ulaşan mide asidinin diş minesinde geri dönüşü olmayan erozyonlara yol açabileceği konusunda kritik uyarılarda bulunarak, bu sinsi tehlikenin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla karakterize kronik bir durumdur. Özellikle şiddetli reflü vakalarında veya gece uykuda yaşanan reflü ataklarında, mide asidi yemek borusundan yukarı çıkarak ağız boşluğuna kadar ulaşabilir. Mide asidinin temel bileşeni olan hidroklorik asit, pH değeri oldukça düşük, yani son derece aşındırıcı bir maddedir. Diş minesinin ana yapısını oluşturan kalsiyum fosfat kristalleri, bu asidik ortamda çözünmeye başlar. Zamanla tekrarlayan asit maruziyeti, diş minesinde incelme, aşınma ve geri dönülmez madde kayıplarına neden olur. Bu durum, bakteriyel çürüklerden farklı olarak kimyasal bir aşınma süreci olup, dişlerin doğal koruyucu tabakasını zayıflatır ve onları dış etkenlere karşı savunmasız bırakır.

Prof. Dr. Bulucu'nun da dikkat çektiği gibi, reflüye bağlı diş erozyonunun belirtileri genellikle sinsi başlar ve hastalar tarafından ilk başta fark edilmeyebilir. Dişlerde gözle görülür bir incelme, çiğneme yüzeylerinde düzleşme ve kesici kenarlarda aşınma en belirgin bulgulardır. Diş minesinin aşınmasıyla altta yatan dentin tabakası açığa çıkar ve bu da dişlerde sıcak, soğuk, tatlı veya asidik yiyeceklere karşı artan hassasiyete yol açar. Bazı durumlarda dişler daha şeffaf görünebilir, dolgular diş yüzeyinden daha yüksekte kalmış gibi durabilir veya dişlerde sararma meydana gelebilir. Bu belirtiler sıklıkla başka diş problemlerinin işaretleri sanılabilir; bu nedenle reflü öyküsü olan bireylerin düzenli diş hekimi kontrollerini aksatmaması ve diş hekimlerini reflü durumları hakkında bilgilendirmesi hayati önem taşır. Erken teşhis, uzun vadede daha kapsamlı ve maliyetli tedavilerin önüne geçebilir.

Reflü kaynaklı diş aşınmalarında dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri, asit teması sonrası hemen diş fırçalama eyleminden kaçınmaktır. Prof. Dr. Bulucu, bu yaygın hatanın durumu daha da kötüleştirdiğini vurguluyor. Mide asidi, diş minesini geçici olarak yumuşatır ve bu hassas durumda fırçalamak, mine tabakasının mekanik olarak aşınmasına ve daha fazla madde kaybına neden olur. Bunun yerine, asit teması sonrasında ağıza bol su ile çalkalamak, florürlü bir gargara kullanmak veya bir çay kaşığı karbonatı bir bardak suya karıştırarak asidi nötralize edici bir çalkalama yapmak daha doğru bir yaklaşımdır. Diş fırçalama için ise, asit teması sonrası en az 30-60 dakika beklemek ve yumuşak kıllı bir diş fırçası ile florürlü diş macunu kullanmak önerilir. Ayrıca, şekersiz sakız çiğnemek tükürük akışını artırarak doğal asit nötralizasyonuna yardımcı olabilir.

Mide reflüsü ve diş sağlığı arasındaki bu tehlikeli bağlantı, yalnızca ağız sağlığını değil, genel yaşam kalitesini de olumsuz etkileyebilir. Tedavi edilmeyen diş erozyonları, zamanla çürüklere, enfeksiyonlara ve hatta diş kayıplarına yol açabilir; bu da kapsamlı restoratif diş tedavilerini (kronlar, kaplamalar) gerektirebilir. Bu nedenle, gastroözofageal reflü hastalarının hem gastroenterologlarıyla hem de diş hekimleriyle yakın iş birliği içinde olması büyük önem taşır. Gastroenterologlar, reflüyü kontrol altına alacak tedavi yöntemlerini belirlerken, diş hekimleri de oluşabilecek hasarları en aza indirmek ve mevcut sorunları tedavi etmek için koruyucu ve onarıcı uygulamalar yapabilir. Yaşam tarzı değişiklikleri, örneğin kilo kontrolü, küçük porsiyonlar halinde yemek yeme, tetikleyici yiyeceklerden kaçınma ve gece yatmadan önce başı yüksekte tutma gibi önlemler, hem reflü semptomlarını hafifletmede hem de diş sağlığını korumada kritik rol oynamaktadır.{{SITE_LINK}}

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
7 + 2 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!

mobil alt
Reklam